Yöneticilikte İlk Adımlar

yonetici

Yönetici geliştirme çalışmalarında, yönetim ve yöneticilik konularının tanımına girmeden bazı sorularla konuyu açmanın her zaman daha yararlı olduğunu gördüm. Bu yolda ilerlemeye başlayalım.

İlk soruyu şöyle sorayım: Yöneticilik sadece konumla mı (pozisyonla mı) ilgilidir?

Sorudan hareketle konuyu açmaya başlayalım. İş yaşamına yeni başlayan bir çalışanı (staj dönemi de sürece dâhil edilebilir), önce yapmak durumunda olduğu söylenen ve ona verilen işler meşgul eder.  Bu arada çalışanın yaşamında etkili olan yönetici ya da yöneticiler olduğu bir gerçektir.  Çalışan ister istemez yöneticisini ya da ilgili yöneticilerini ilk örnekler olarak görecek ve temel bir fikri de edinecektir.  Artık yapılan bir iş ile yapılan işi veren bir yönetici (ya da yöneticilerin) varlığı zihne yerleşecektir. Yönetici ya da yöneticilerin tavrına ve çalışan kişinin yapısına göre değişen ancak temelde ortak olan bir yargı oluşmaya başlayacaktır: Yöneticilik konumla ilgili bir durumdur.  Yöneticilik zıplanması gereken ve arzu edilen bir durum haline gelmeye başlayacaktır.  Bu yanlış mıdır?

Yanlış ya da doğru demeden konuya daha bir başka şekilde bakmanın yararlı olduğu kanısındayım.  Öncelikle yöneticin varlığını bir gerçek olarak kabul edelim. Ancak siyah beyaz gibi net bir ayrım yapmayalım. Yani yöneticiliği sadece bir gün ulaşılması gereken (bazı kişiler için de hiç sevimli olmayan) bir konum gibi değerlendirmeyelim.  Yöneticilikte etkinliğin sağlanması ve başarı için; iş yönetimi, insan yönetimi, ilişki yönetimi ile ilgili hazmedilmesi gereken temel bilgiler yanında bütünü görme gibi önemli bir niteliğin kazanılmasının çok önemli olduğunu dünyadaki iyi örneklerden görmekteyiz. Yöneticilik geliştirmenin bir süreç olduğu konusunda farkındalık oluşması gerekmektedir.

Geneldeki durum ise pek aynı değildir.  Birçok kişi gözlem, birikim ve deneyimleriyle çok planlı olmayan bir şekilde yöneticiliğe hazırlanmakta ve yönetici konumuna yükselmektedir. Kişi bu süreçte genelde yöneticiliğe layık olma gibi bir anlayışla hareket etmektedir. İş yaşamında liyakat önemlidir. Ancak söz konusu yaklaşımda gerçek bir liyakatten daha çok üste ya da üstlere tabi olma gibi bir durum öne çıkmaktadır. Bu çok sağlıklı değildir.  Çünkü süreç sadece arada geçmesi gereken bir zaman değildir.  Süreç birçok işlemden oluşan bir bütün olarak bakıldığında kendisi de bir işlem olan bir akıştır. Süreç yönetilir.  Yöneticilik geliştirme de bir süreçtir ve yönetilmesi gerekmektedir.  Çalışan ve dâhil olduğu kurum bu süreci ne kadar iyi yönetirse yöneticinin etkinliği de o ölçüde artmaktadır.

Sonuç olarak söylersek yöneticilik bir konum olmakla birlikte aslında konumdan bağımsız olarak adım adım planlanması ve hazırlanılması gereken bir süreçtir.  Koşulları ise kişiye, işe ve bulunulan ortama göre değişkenlikler göstermektedir. Konuya işlemeye devam edeceğim.

YALÇIN GÜR

YALÇIN GÜR

Pazarlama ve yönetim alanlarında 30 yılı aşan iş yaşamımı başından itibaren özel ilgi duyduğum iletişim, araştırma, kurumsal gelişim (iletişim-yönetim-girişim) gibi alanlarda sürekli okuma, inceleme, proje yapma ve uygulama gibi çalışmalarla zenginleştirmeye özel önem verdim. Bir yandan şirketlerde genel müdürlükle noktaladığım çeşitli kademeleri geçerken diğer bir yandan araştırma, medya ve eğitim sektörlerinde sürekli yer aldım. Bu yaklaşımımın kazandırdığı deneyim, birikim ve bilgileri paylaşmanın, yönetici adaylarının ve yöneticilerin bulundukları görevlerde daha etkili olmalarını ve vizyoner yanlarını güçlendirmelerini sağladığı inancı, gözlemi ve tespitiyle eğitim ve danışmanlık çalışmalarıma devam ediyorum.

More Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir