Whistle-Blowing

whistle
Etik, ahlaki, iyi, kötü, doğru, yanlış, Türkçe’si nedir tartışmaları arasında örgütlerin artık önem vermeye başladığı yeni bir kavramın önem kazanmaya başladığını görmekteyiz: Whistle-blowing!

(Türkçe karşılığı konusunda efsane tartışmalar dönüyor, bu yüzden yazı boyunca İngilizce terimiyle kullanılacaktır)


Peki nedir bu Whistle-blowing?

Ne zaman, hangi sınırlamalarla, kimler tarafından yapılmalı, takibi ve doğruluğu nasıl sağlanır, yazımızda kısaca bu yeni kavramdan bahsedeceğiz.
(Biz yeni diyoruz ama –aramızda kalsın- bazı uluslararası firmalar Whistle-blowing hatları kurmaya başladı bile)

Whistle-blowing
Whistle-blowing sporda hakemlerin hatalı hareketlere karşı düdük çalmasıyla ortaya çıkmıştır.  “Usulsüzlük yapan kişi, bilgilerin iletildiği kişi.” Burada geçerli olan algı, kişinin yanlış yapılan eylemlerle ilgili bu iletiminin şirket politikaları üzerinde olumlu etki yaratacağına inanıyorsa whistle-blowing yapacağıdır. Aynı zamanda eylemlerinin usulsüzlüğü durduracağına inanmaları gerekmektedir. Felsefi açıdan bakıldığında yapılan bu davranışın etik olup olmadığı sorusu ortaya çıkar.

 

whistleblowerKimler Whistle- blower?

Araştırmalara göre, sessiz ve pasif kişilerle karşılaştırıldığında daha yaşlı, daha kıdemli, daha iyi eğitim almış, daha iyi iş performansı ve bağlılığı olan ve bu koşulları bildirme konusunda sorumluluk hisseden kişilerin whistle-blower olma eğilimi daha fazladır.

 

Whistle-blowing ne zaman haklı çıkar?
Bu,  tarzın ve whistle-blowingin konusunun yanı sıra, whistle-blowerın  nedenlerine ve  gerekçelerine bağlıdır.

  • Neredeyse her zaman whistle-blowingin olumlu ve olumsuz sonuçları vardır. Whistle-blowing bir kuruluşun hata yapmasına ve masum çalışanların işlerini kaybetmesine neden olabilir. Eğer sonuç araçlarla haklı çıkarılmazsa, hiç açıklanmamış demektir. Faydacı olmayıp da ne olursa olsun gerçeğin ortaya çıkması gerektiğine inanan mükemmeliyetçiler de vardır. Bu erdemli sayılır ve sonuçları ne olursa olsun ahlaki gerekliliktir.  
  • Eğer whistle-blower, hatanın yeniden  olmasını engellemenin peşindeyse bu onu haklı çıkarır.
  • Whistle-blowing için mantıklı olmak şu anlamlara gelir: gerçekleri çarpıtmadan, abartmadan veya uydurmadan elde etmek, kişileştirmeden ve kin tutmaktan kaçınmak, masum taraflara zarar, acı veya utanç vermeyi önlemek, harekete geçmeden önce iş arkadaşlarına veya ilgili kişilere danışmak, uygun zamanı, tarzı ve hedefi seçmek.

Türk kültürüne uygun mudur bilinmez ama şunu yine de tartışmak gerekir; Örgüt olarak biz ne yapmalıyız, bu süreci nasıl yönetmeliyiz, bu whistle- blower’ları nasıl yönlendirmeliyiz? Belki ülkemizde de bu konuda bir kanun gelir, ne dersiniz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir