Uzmanlarla Soru-Cevap Köşemize bir İK’cı görüşü daha…

images (2)

Türker  Okay, İnsan Kaynakları Uzmanı/ Kutlusan A.Ş.

 Bir İK’cı üniversite yıllarından itibaren İK gönüllüsü olmalı  ve işini mutlaka sevmelidir.

Kendisi için vakit ve fırsat yaratıp mutlaka çalışırken İK ile ilgili akademik ve uygulama eğitimi almalıdır. Özellikle uygulama eğitimleri için İK Sertifika programlarını tavsiye ediyorum. İş hayatında bulunan profesyonellerin tecrübelerini paylaştıkları bu tür eğitimler iş hayatının başında olanlar için çok iyi bir fırsat.

Mutlaka İngilizce bilgisine sahip olmalı ve bunu da araştırmacı kişiliği ile birleştirmelidir. Çünkü İK alanında yapılan akademik ve profesyonel çalışmalar ilk olarak Kuzey Amerika ve Avrupa’da gerçekleştirildiğinden dolayı bunları rakiplerden önce öğrenip, uyarlama çalışmalarına erkenden başlamak stratejik öneme sahiptir.

İnsanlar ile iletişimi iyi olan herkesin İK’cı olabileceğine dair bir düşünce olmasına rağmen sadece “iletişim” yeterli değil. Ayırca empati kurabilen, sabırlı, analitik düşünebilen iyi bir dinleyici olmalıdır. Duygusal zekası da yüksek olmalı ama yeri geldiğinde de “duygusuz” olması gerekli. Çünkü kararlarınızı beyniniz ile almanız gerekiyor kalbinizle değil.

Ayrıca bir İK’cı asla ofis insanı olmamalıdır. Masasından kalkıp üretim/hizmet alanına gitmeli şirket bünyesinde bulunan her pozisyonun işini nasıl ifa ettiğini yerinde görmeli. Bu sayede işe alım, performans değerlendirme, eğitim gibi İK fonksiyonlarında yapılması gereken revizyonları yerinde analiz edebilme imkanına sahip olur.

 Kısaca bir İK’cı superman/supergirl olmalı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir