Samuray Yetileri ile Yöneticiliğe Bir Bakış..

Samuray’ın 5 yetisi günümüzde başarının kapısını aralıyor…

Tek amacının, yaşamak ve koruması gereken bireyleri yaşatmak olan bir samurayın geliştirdiği her türlü yetinin altında derin bir öğreti yatması kaçınılmazdır. Çünkü hizmet ettiği amaç oldukça ciddidir. “Hayatta kalmak”. Bu amaç geçmişte de, günümüzde de hala bir bireyin ilk amacıdır. Sadece tehlikeler daha da çeşitlenmiş, şartlar değişim göstermiştir. Savaş alanında önüne çıkan düşmanları yok ederek hayatta kalmaya çalışan samurayların yerini, günümüzde bir çok cephede savaşıp, kendini her alanda geliştirmek zorunda olan bireyler almıştır. İş hayatından, aile yaşantısına, sosyal ilişkilere ve sosyal değişimlere ayak uydurmak zorunda olan bireyler, maddi ve manevi bir çok cephede hayatlarını ve standartlarını sürdürebilme çabası içindedirler. Bugün maddi açıdan güçlü kalıp,bir konu üzerinde uzmanlaşırken, iyi ahlaklı bir birey olarak yaşam savaşında yara almadan ayakta kalmanın çok güç olduğunu her an hissetmeye başladık. O yüzden geçmişe dönüp samurayların ağır yaşam şartlarında hayatta kalabilmek için hangi öğretilerle, hangi yetileri üzerlerinde topladıklarını incelemek yerinde olacaktır. 

*Uyum
*Mesafe Kontrolü
*Denge
*Zamanlama
*Farkındalık

Yazı Dizimizin ilk bölümünde Uyum’dan bahsedeceğiz.

Uyum

Geçmişte, savaş zamanlarında bir samurayın hayatta kalması için üzerinde taşıması gereken yetilerden biri “uyum”dur.  Aikido kanjisinin ilk hecesi “harmoni” yani uyum anlamına gelmektedir. Bireysel başarının anahtarı, mutluluğun ipucu ve sosyal barışın gereklerinden biri olan uyum olgusunu hayatımıza yerleştirebilmemiz önem taşımaktadır. Aikido nun ilk yukarıdan ilk hecesine baktığınızda, aynı çatı altında aynı masada aynı yemekleri yiyen bireyleri bu hecenin içine oturtabilirsiniz. Hecenin gizli anlamı budur. Uyum adalet ve eşitlikle sağlanır. Bu yazımda bu kısımdan bahsetmeyeceğim.

Samuraylar, uyumu, değişen çevre koşullarına karşı gereken kişisel değişimi gösterebilme yeteneği olarak yorumlar. Bir bakıma karşılaştıkları sorunları kendi gelişimi ve yararı için kullanmayı amaç edinmektedirler. Böylelikle her koşulda hayatta kalabilme yetisi geliştirebileceklerdir. Uyum yetisi doğru anlaşıldığı ve hayata uygulanabildiği takdirde “Minimum güçte maksimum etki yaratabileceğimiz hamleleri gerçekleştirmemizi olanaklı kılar. Aikido eğitiminin omurgası bu hamleler üzerine kurulmuştur. Saldırganla uyum içinde yapılan teknikleri içerir.

Yaşamı bir vektörler topluluğu olarak tanımlıyorum. Farklı güçlerde ve yönlerde bir çok vektörle yollarımız kesişmektedir. Bu tarz bir trafiğin içinde amaçlarımız uğruna yolumuza devam edebilmenin ilk kuralı; bizimle aynı yöne giden vektörlerle birleşmek, farklı yönlere giden vektörlerin önünden çekilebilecek kabiliyeti edinmektir. Işte samurayın uyguladığı uyum budur.

Nasıl ki kalabalık bir caddede yürürken üzerimize gelen onlarca insana çarpmadan yol alabiliyorsak, iş ve özel hayatımızda aynı uyumu sergileyebilmemiz olanaklıdır. Samurayın en temel amacından (hayatta kalmak) yola çıktık. Günümüze geldiğimizde, bu amacımıza yönelen fiziksel saldırıların arttığı ortamlardan geçmekteyiz. Nasıl ki artan şiddet ve taciz olaylarına karşı hiç bir önlem ve gelişim göstermeden yol alamazsak, değişen iş hayatı şartlarını takip edip bu yeni şartlara göre gelişim sergilememek uyum gösteremeyen bir birey olmamıza sebep olacaktır.

Uyum sağlayabilmek, diğer samuray yetilerinin içiçe geçmiş öğretileriyle mümkündür. Sorun içeren bir olgu veya kişi karşısında uyumlu olmamız bir yanağımıza atılan tokata karşı diğer yanağımızı uzatmak olarak anlaşılmamalıdır. Aksine düşünmemiz gereken nokta; yediğimiz ilk tokat sonrası kendi üzerimizde yapacağımız hangi değişimlerle ikinci tokada maruz kalmamayı sağlayabiliriz? olmalıdır.Samurayın, düşmanına karşı (günümüzde düşmanı; karşımıza çıkan sorunlar olarak yorumluyorum) geliştirdiği uyum yetisinin altında, empati, farkındalık, denge, mesafe kontrolü vb. değerler yatmaktadır.

Uyum sağlamanın ilk kuralı sorunu tanımaktır. Sorunun gelişimini ve değişimlerini gözlemlemektir. Bir savaşta tek bir çözümün olmadığı gibi, sorunlarımızın çözümünde de tek bir doğru yol yoktur. Hareket halinde olan dünyada hareketsiz ve durağan kalmak çevreyle uyumsuzluğun en temel nedenlerinden biridir.

Yazar: Cihan Karaoğluol

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir