Performans Değerlendirme Sisteminde Balanced Scorecard (Kurumsal Karne)

İşletmeler, çalışanlarının ve işletmenin performansını ölçmek için değerlendirme sistemleri üzerine uzun yıllardır çalışmaktadır. Geleneksel performans değerlendirme sistemlerinde, sadece finansal boyutların ölçülmesinden kaynaklı eksiklikler ve yetersizliklerin gözlemlenmesi nedeniyle işletmeler, kendilerine en uygun değerlendirme sistemini oluşturmak için yeni arayışlara
girmişlerdir. Bu arayışlar sonucunda, işletmelerin bir kısmı, Balanced Scorecard performans değerlendirme sistemini işletmeleri için uygun bulmuştur. Sistemin en önemli özelliği, işletme performansının hem finansal hem de finansal olmayan boyutları ile ölçülmesidir. Bu sayede işletmeler, performansı tüm boyutları ile değerlendirerek doğru hedeflere odaklanmayı sağlayabilmektedir.

Bu yazımızda Balanced Scorecard sisteminin ortaya çıkışı ve tanımı üzerine odaklanacağız.

Yönetimin beş temel fonksiyonu bulunmaktadır. Planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve kontrol. Performans değerlendirme ise kontrol işlevinin en önemli faaliyetidir. Bir işletmenin amacına ulaşıp ulaşmadığının izlenmesi olan kontrol işlevi, performans hedeflerini belirlemeyi, performansı ölçmeyi ve hedefler ile ulaşılan performansı karşılaştırarak aradaki farkı hesaplayarak bu farkın ortadan kaldırılması için aksiyona geçmeyi içermektedir. İyi bir yönetici, işletmesinin performansını düzenli olarak ölçmeli ve düzeltici faaliyetler üzerinde çalışmalıdır. Çünkü işletme sahipleri, yatırımcılar ya da kredi veren kuruluşlar, işletmelerin içinden veya dışından ilgililerin, işletme ile ilgili bilgi sahibi olabilmesi ve/veya doğru kararlar alabilmesi için işletmenin performansını doğru analiz edebilmesi gerekmektedir. Bu sebeple, performans değerlendirmedeki yaklaşımlar, yıllar içinde değişiklikler göstermiştir. Bu doğrultuda 1990’lı yılların başında performans yönetiminde bir dönüm noktası sayılan “Balanced Scorecard” kavramı ortaya çıkmıştır.

Balanced Scorecard çalışmaları, 1990 yılında Nolan Instıtute’nın sponsorluğunda gerçekleştirilen, bir yıl süren ve birçok şirketi kapsayan ‘Measuring Performance in the Organization of Future’ adlı araştırmaya dayanmaktadır. Bu çalışmanın temelinde, ağırlıklı olarak finansal muhasebe ölçümlerine dayanan performans ölçüm yöntemlerinin artık eskidiği ve geçerliliğini yitirdiği fikri yatmaktadır. Araştırmada görev alan David Norton ve Robert Kaplan, üretim, hizmet, ağır sanayi ve ileri teknoloji gibi farklı alanlarda faaliyet göstermekte olan şirketlerin temsilcileri ile bir yıl süresince bir araya gelerek yeni bir performans ölçüm yöntemi geliştirmek için çalışmıştır.

Balanced Scorecard, bir işletmenin misyon ve stratejisinin anlaşılabilir performans ölçümleri şekline dönüştürülerek ifade edilmesini ve böylece stratejik ölçüm ve yönetim sistemi için gereken çerçevenin oluşturulmasını sağlar.

Balanced Scorecard, birden fazla performans bileşeninin ölçülmesi ve her bir performans ölçüm sonucuna belirli ağırlık verilerek özet bir şekilde raporlanmasına dayanmaktadır.

Balanced Scorecard’ın diğer performans değerlendirme sistemlerinden en önemli farkları, finansal performans ölçütleri ile birlikte finansal olmayan performans ölçütlerini de dengeli bir şekilde kullanması, işletmenin maddi varlıkları ile birlikte maddi olmayan varlıklarının değerini de dikkate alması ve performans değerlendirme sistemini işletmenin stratejik hedefleri üzerine kurmasıdır.

Yazımızın ikinci kısmında Balanced Scorecard’ın boyutlarını inceleyeceğiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir