Öğrenen Organizasyon mu, Öğrenmeyi Bilen İnsan mı?

1990lardan sonra öğrenen organizasyonların gelişmesi gerektiğini hep duyuyorduk.

Yıllardır verdiğim eğitimlerde organizasyonlardan çok çalışan kişilerin “öğrenen insan’’ olmaları gerektiğine şahit oldum. Organizasyonları geliştirenlerin tartışmasız, insanlar olduğunu fark ediyoruz. Bu iş, teknik destek de olsa kodlamaları yazan ve uygulamayı dinamik hale getiren, yine insanlar.

Organizasyonların öğrenen, paylaşmacı ve öğreten olan yapıları çoğunlukla insanlar tarafından etkin hale getiriliyor. Bir çok eğitimimde, eğitim alan orta düzey yöneticilerin “eğitim ala ala doyuma ulaştık ama üst yönetim gelişime açık değil ki” dediklerini hatırlıyorum. “Neden böyle düşünüyorsunuz” dediğimde de , “tavan üstümüze geliyor gibi,vizyonu geliştirmekte çok zorluk yaşıyoruz. Keşke eğitimleri üst düzeyler ve patronlar da alsa” diye cevapladılar. Bu gözlemlerimin sıklığı öğrenen organizasyonlar üzerinde diretmektense “öğrenen insanların”  iş hayatında hatta günlük hayatta bile daha etkin olabileceklerini ve olduklarını göstermiş oldu. Öğrenime, yeniliklere ve gelişime açık olmak önce insanla başlar. Öğrenen insanın uygulamaları ile organizasyon da gelişir.

Buna bağlı olarak öğrenen insan sadece eğitimlere katılıp eğitim notlarını biriktiren değil, öğrendiklerini hayata geçirebilen, gelişimi paylaşan insandır. Bunu nasıl yapabileceğinizi anlayabilmek için de önce kendi kapasitenizi ve kendi kabiliyetlerinizi geliştirip anlatabilme, ikna etme yolunu da iyi bilmeniz gerekmektedir.

Eğitime giderken, öğrendiklerinizi iş hayatında nasıl uygulayabileceğinizi iyice kavramanız şart, hem de çok farklı açılardan bakarak.

Her zaman kullandığım bir laf vardır  “ Eğitim verilmez, alınır”.

Sadece öğrenen organizasyonlarda yer almaktan çok, öğrenebilen insanlar olmanız dileğiyle.

(Bir sonraki: Doğru soruyu sormayı bilmek )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir