Mess İzmir’ den Mutlu Çalışan Semineri

Mutlu Şirket-Mutlu Yönetici-Mutlu Çalışan
MESS İzmir Bölge Temsilciliği’nde “Mutlu Şirket-Mutlu Yönetici-Mutlu Çalışan Nasıl Olunur” ana temalı seminer Uzman Psikolog Manolya ÖZEK tarafından 01 Nisan 2016 tarihinde genel katılıma açık şekilde gerçekleşti. Seminere genel olarak şirketlerin yöneticileri ile İnsan Kaynakları Uzmanları katıldı. Kariyerloji olarak biz de oradaydık. 🙂

Whistle-Blowing

whistle
Etik, ahlaki, iyi, kötü, doğru, yanlış, Türkçe’si nedir tartışmaları arasında örgütlerin artık önem vermeye başladığı yeni bir kavramın önem kazanmaya başladığını görmekteyiz: Whistle-blowing!

(Türkçe karşılığı konusunda efsane tartışmalar dönüyor, bu yüzden yazı boyunca İngilizce terimiyle kullanılacaktır)

Çalışma Hayatında Tükenmişlik Sendromu

Kendinizi yorgun, enerjisi bitmiş hissediyor musunuz? İşe giderken ayaklarınız geri geri mi gidiyor? Hafta sonu geçmesin, pazartesi olmasın mı istiyorsunuz? Son zamanlarda daha gergin ve sinirli misiniz? Tahammülünüz düşük ya da ekip arkadaşlarınızla fikir ayrılıklarınız çoğaldı mı?  Baş ve karın ağrılarınız mı var? Üstleriniz ve çalışma arkadaşlarınız performansınızın düşüklüğünden şikayetçiyken siz genel olarak kendinizi mutsuz mu hissediyorsunuz? Bunlar size tanıdık geliyorsa “tükenmişlik sendromu” yaşıyor olabilirsiniz.

İletişimde Etkili Olmak

İletişimde etkili olmak, yönetimde ve yaşamda etkili olmanın önemli bir unsurunu ve temelini oluşturuyor. İletişimde etkili olmak isteyen kişi şu başlıklara dikkat etmeli:

  • Kendini tanımak
  • Kendini ifade etmek
  • Dinlemek – Empatik yaklaşım

Kendini tanıma başlığında kendinizi nasıl bildiğiniz, başkalarının sizi nasıl bildiği, kendinizin bilmediği yönleriniz ve başkalarının bilmediği yönleriniz gibi dört pencereden oluşan bir analizi yapabilmek algı ve iletişim yönetimi açısından çok önem taşıyor. Çeşitli eğlenceli oyun gibi yollarla bu analizi yapıldığında kişi kendisini aynada görüyor ve iletişimdeki eksiklerini kavrıyor. Konuyla ilgili öyküler de, kişinin kendini görmesine ve tanımasına çok yardımcı oluyor.  Sonuç olarak bu analiz sayesinde kişinin kendi konumlamasını daha iyi yapmasına katkı sağlanıyor.

İş Yaşamında Meditatif Dans – Ruhun Dansı

Müzik ve dansla terapi çok eskilerden beri kullanılan bir tedavi yöntemidir. Sinirlilik, huzursuzluk, bedensel-zihinsel-ruhsal açıdan yorgunluk, mutsuzluk ve yüksek stres altındaki bireyleri rahatlatmak için, müziğin ve hareketin bir arada kullanıldığı ‘dans’ olgusunun olumlu etkilerinden yararlanılır.

Genellikle sahne sanatlarıyla ilgilenen bireylerde (müzik-opera-bale-tiyatro) ve diğer her türlü iş yaşamında gerilimi azaltıp rahatlatmak, stresi ortadan kaldırmak, postürü korumak , eklem, kas ve sinirleri rahatlatmak gerekir. Omurilikten geçen enerji kanalı vasıtasıyla tüm vücudu en iyi şekilde kullanabilmeyi öğrenmek için, müziğin etkileyici gücü birtakım amaçlı hareketlerle birleştirilerek ‘dans’ olgusundan yararlanılır. Görüldüğü üzere bu, amaçlı bir çalışmadır. Müzik eşliğinde yapılan bu hareketler serisi , iyileştirici etkilerinden dolayı yaşam dansı, ruhun dansı adını almıştır.

Bağımlılık Ve İlişkiler Üzerine – Takıntılar

UÇAN BALON

“Bakıyorum, benden daha iyisin” dedi

Şaşkınlıkla “Neden ?” dedim. Tanıdığım en iyi insandı.

“Bazı şeyleri affedemiyorum. Özellikle sizi üzen şeyleri . Sen affedebiliyorsun”  dedi

“Ben affediyorum, sen de affet” dedim.

“Kendimle ilgili olanları değil, özellikle sizinle ilgili olanları takıyorum” dedi. Anlatırken,  anının yıllardır beynime kazınmış kelimelerle tekrar canlanmasını sabırla bekledim.

İş Yaşamında Dansla Eğitim

Dans etmek bana müthiş bir yaşam enerjisi veriyor. Yıllar içinde kendimi keşif yolculuğumda dansın  üzerimdeki sınırsız gücünü farkettim. Vücudumu müziğe teslim ettiğimde ruhumun nasıl yükseldiğini, içime sığmayan coşkuyu hissettim. En yorgun günlerde bile saatlerce dansedebilmek nasıl bir tutku!

Dansla tanışmaya Ankara’da 24 yaşımda Caz Dans kursuna giderek başladım. (Tabi daha önce de evde arkadaşlarla çalışıp diskolarda- özellikle Galaxy, Apple-  grup figürleri yapardık:)  Yıllar içinde ruhumu ve bedenimi özgür bırakarak dansedebilmeyi becerdim. Zamanla dans etme isteğim tavan yaptı, ancak özgürce dans edebileceğim mekanlar pek yoktu.