İş Hayatına Merhaba!

15-16 yıl süren öğrenim hayatımız mezuniyetle noktalandığında bambaşka bir dünyanın kapısı açılıverir birden. Birdenbire büyüyüp olgunlaşıveririz. Kotlarımızı çıkarır, kirli sakallarımızı temizler, at kuyruklarımıza fön çektirip gardolabımızda giyecek hiçbir şey bulunmadığından en azından bir takım elbise ile imaj değiştiriveririz. Sonra arayış….

Mezun olduğumuz okulu puanımız tuttuğu için okumuşuzdur ve belki de sahip olmak istediğimizin dışında bir mesleğe sahip olmuşuzdur. Amaçlarına ulaşan şanslı gruba ise mesleklerini sürdürme şansı da diliyorum tabii. Sonuçta krizler yaşayan bir ülkenin insanlarıyız. İşsizlik oranı yüksek, kişi başına düşen milli gelir hala komşumuz Yunanistan’nın 6 katı altında.

Ve biz gençlerimizi, geleceği emanet ettiğimiz gençlerimizi gerçekleri saptırmadan mevcut şartlarımız dahilinde  aydınlatmayı,  kendilerine açılan bu yeni kapının eşiğinde motive etmeyi, onlara yol göstermeyi ya da yol olmayı amaçlıyoruz.

Öncelikle 30 yıllık iş hayatının içinde olan  ve 20 yıldır yöneticilik yapan bir kişi olarak, ve yol gösteren eğitmen ve danışman olarak, iki sıfatla sizleri bilgilendirmek ve tecrübelerimi anlatmak istiyorum.

Her şeyden önce sizden kendinizi iyi tanımanızı ve kişisel farkındalığınıza sahip olmanızı öneririm. Siz kimsiniz? Nasıl birisiniz, güçlü yönleriniz , zayıf yönleriniz, önünüzdeki fırsatlar ve tehditler nelerdir?

Bulunduğunuz noktayı bilmek yola çıkarken pusula almaya benzer.

Ne yapacağınıza, nereye gideceğinize karar vermek ise yine yanınıza harita almaya benzer.

Motivasyonunuz bir uzun yol azığıdır.

Kişisel duruşunuz, sunuşunuz, beden diliniz, iletişim kabiliyetiniz yanı iyi bir ilk izleniminiz kimliğinizdir.

Diplomanız, edindiğiniz bilgiler bavulunuz, pozitif düşünceleriniz, kendinize olan güveniniz, güler yüzünüz, ve kararlılığınız bindiğiniz vasıtanın direksiyonudur.

Dikiz aynanız= Öğrendiğiniz veya edindiğiniz geçmiş tecrübeler

Kariyeriniz =  Gaz pedalı

 Yetkinlikleriniz= Debriyaj

Aşırı Hırsınız=  Fren    

Aşırı hırs, hız gibidir. Kariyer beklentiniz için gaza bastıkça tehlike getirir. Bu nedenle ben,ağır ve emin adımlarla kapıdan girmenizi tavsiye edeceğim.  ‘‘Trafikte hız yapıp kırmızı ışıkta yakalanmak gibi’’ Hızla inenler çabuk düşerler unutmayın.

Adım adım bu yolu izlersek başarılı oluruz.  Önümüzde öncelikle bir kimlik sunumu var .

Bu kimliği olabildiğince prezantabl, enerjik, analitik düşünen, iletişim becerileri kuvvetli, beden diline hakim, güvenli duruş ve etkili sunuş ile ifade etmeliyiz . Diplomanın başardığımız işle doğru orantı olması güzel ama sizi temin ederim sergilediğiniz kimlik çok etkili ise diplomanızın önüne geçecektir.Çok kişi biliyorum ne masterlar ve doktoralar yapmış ama kendini iyi sunamayan iyi ifade edemeyen…

Salt okuyarak değil sosyal hayatın içine erken girmiş, staj yapmış, emeğini kazanma çabasında olmuş, etkinliklerde bulunmuş, takım çalışmalarında başarılı olmuş kişilerin de bir adım önde olduğunu hatırlatırım. Hobisi olan, sosyal faaliyetlerde bulunan, dernek,klüp üyelikleri olanların iş hayatına daha iyi adapte olacağını düşünüyorum.İstediğiniz kadar iyi eğitimli olun, yabancı dil bilin hatta iş deneyiminiz olsun kesinlikle özellikleriniz öncelikle göz önüne alınacaktır.

Sonuçta işverenler, toplam verimliliğe katkıda bulunacak, fark yaratacak, sonuç odaklı çalışacak, değişimin bir parçası olacak kişilikteki adaylar arıyor. Bu yüzden çalıştığı yerleri iyi gözlemleyen staj yapmış, çeşitli eğitim kurumlarında kendini geliştirici programlara katılmış, sektörel haberleri, iş dünyasını ve teknolojiyi sürekli takip eden mezunları tercih ediliyor. Ayrıca  yaşanan krizler sonrası işverenlerin beklentilerinin arttığını da unutmamak gerek. Çalışmak isteyenler de finansal olarak sağlam şirket arayışındalar.

Tüm bu karşılıklı arayışlar  içinde  elbetteki bir mülakat süresi yaşanıyor.

Adayların objektif bir şekilde değerlendirilmesini sağlayan kişilik – meslek testleri, mülakat soruları, güçlü ve gelişime açık yönlerini de ortaya koyuyor. Şirketler yetkinlik haritalarını çıkarıyor, hangi göreve hangi yetkinlikler gerekiyor, hangi kişi buna daha uygun bunlar değerlendiriliyor.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini basamak basamak çıkın. Tatmin edilmemiş ihtiyaçlarınız varken gözünüz başka kulvarlarda olmasın.

Aslında değerlendirenlerin işi de zor kimse ben insan ilişkilerinde kötüyüm, ekip çalışmalarına uygun değilim demiyor. Çoğu da cevaplar hazır geliyor. Adayları burada sonradan kendini zor durumda bırakacak doğru olmayan bilgiler vermemeleri konusunda uyarmak istiyorum.

Mülakatı geçtiniz, kişilik ve meslek testlerinde başarılı oldunuz diyelim o halde……

      İş Hayatına Merhaba…..!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir